|
Tweet |
Eğitimin Gücü Sen Elbistan Temsilcisi Atmaca’dan Çarpıcı Tespitler
“2026’da Büyük Çöküş Alım Gücü Yerle Bir”
Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikası Elbistan Temsilcisi Ali Atmaca, 2026’ya büyük çöküşle girdiklerini, öğretmen ve memurların alım gücünün yerle bir olduğunu ifade ederek, “Maaşlar büyümüyor, değeri küçülüyor” sözleriyle eleştirilerde bulundu.
Çarpıcı ve ilginç çıkışları, eleştirileri ve tespitleri ile gündem dair değerlendirmelerde bulunan Eğitimin Gücü Sen Elbistan Temsilcisi Ali Atmaca, 2026 yılına büyük bir çöküşle girdiklerini ifade etti. Atmaca, kamuoyuna ve eğitim camiasına yönelik açıklama ve değerlendirmelerinde şu ifadelere yer verdi:
“ÖĞRETMEN VE MEMURUN MAAŞI BÜYÜMÜYOR DEĞERİ KÜÇÜLÜYOR”
“TÜİK’in Aralık enflasyonunu %0,89 açıklamasıyla devreye giren %18,61 + 1000 TL artış, kamu çalışanlarının maaşını sözde artırdı; gerçekte ise hiçbir şeyi düzeltmedi. Çünkü maaşlara yapılan artış, altın, akaryakıt, gıda ve özellikle ortalama kira bedelleri karşısında buhar olup gitti. Rakamlar inkâr edilemez bir gerçeği gösteriyor: Öğretmen ve memurun maaşı büyümüyor, değeri küçülüyor.
“GERİLEME DEĞİL TARİHİSEL ÇÖKÜŞ YAŞANIYOR”
2005’te memur maaşıyla yaklaşık 37 gram, öğretmen maaşıyla 39 gram altın alınabilirken; 2015’te bu rakam memurda 22, öğretmende 25 grama düştü. 2025’te memur 14, öğretmen 15 gram seviyesine indi. 1 Ocak 2026 itibarıyla ise memur 9,95 gram, öğretmen 11,04 gram altına mahkûm edildi. Bu, sadece gerileme değil; tarihsel bir çöküştür.
“ÖĞRETMEN VE MEMUR GEÇİNMEYE DEĞİL HAYATTA KALMAYA ÇALIŞIYOR”
Barınma maliyetleri de tabloyu daha ağırlaştırıyor. 2026’da ortalama kira bedelleri maaşa ortak olmadı, maaşın üstüne çöktü. Öğretmen ve memur artık geçinmeye değil, hayatta kalmaya çalışıyor. Tasarruf kelimesi literatürden çıktı; yerini borç, kredi ve ay sonunu getirme mücadelesi aldı.
“YENİ YIL UMUTLA DEĞİL ZAM İLE BAŞLADI”
Yeni yıl umutla değil, zam ve yükle başladı. Akaryakıta yapılan ÖTV artışı zincirleme etkiyle ulaşıma, gıdaya, hizmetlere yansıdı. Market rafları kabardı, mutfak maliyeti ağırlaştı. Verilen zam daha cebe girmeden eridi. Kamu çalışanı resmen fakirleşmeye zorlandı.
“KAMU ÇALIŞANININ ALIN TERİ MASALARDA DEĞİL TESLİM EDİLDİ”
Ve bütün bu tablo yaşanırken, “yetkili” olması gereken sendika, bu çöküşe seyirci kalmakla yetindi. Masada susup sahada konuşuyor gibi yapan, gerçek kaybı örtmeye çalışan bir sendikal anlayış yüzünden öğretmen ve memur yalnız bırakıldı. Kamu çalışanının alın teri, masalarda pazarlık değil teslim edildi.
“BU ÜLKENİN ÖĞRETMENİ BU KADAR DEĞERSİZLEŞTİRİLEMEZ”
Bugün tablo nettir: Öğretmenin maaşı altın karşısında erimiş, memurun geliri kira karşısında ezilmiş, yaşam maliyetleri kamu çalışanını nefessiz bırakmıştır. Bu ülkenin öğretmeni bu kadar değersizleştirilemez, memuru bu kadar çaresiz bırakılamaz. Reel alım gücünü gerçekten koruyan, kira ve temel yaşam maliyetlerini hesaba katan, göstermelik değil gerçek bir ücret politikası artık ertelenemez.”
