Bugun...



“A Politik Sendika Sorun Çözümü Odaklıdır”

Eğitim Gücü Sen Kuzey İlçeleri Yönetim Kurulu Başkanı Atmaca

facebook-paylas
Tarih: 06-03-2026 00:15

“A Politik Sendika Sorun Çözümü Odaklıdır”

Eğitim Gücü Sen Kuzey İlçeleri Yönetim Kurulu Başkanı Atmaca:

“A Politik Sendika Sorun Çözümü Odaklıdır”

               Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikası (Eğitim - Gücü Sen) Kuzey İlçeleri Yönetim Kurulu Başkanı Ali Atmaca, Türkiye’de ki sendikal hareketleri mercek altına aldı. Başkan Atmaca, “ Sarı Sendika” tanımını; İktidar ve muhalefete yakın olanlar olarak tarif ederken, A Politik Sendika tanımını ise; “A Politik Sendika, sorunları çözüm odaklı olan gerçek sendikalardır” dedi.

               Eğitim Gücü Sen Elbistan Temsilcisi ve Kuzey İlçeleri Yönetim Kurulu Başkanı Ali Atmaca, Eğitim Gücü Sen’in A Politik bir duruşu olduğunu, Sarı Sendika gibi siyasi aktörlerin uzantısı gibi hareket eden olmadıklarını söyledi.              

               Eğitim Gücü Sen Elbistan, Afşin, Ekinözü ve Nurhak Kuzey İlçeleri Başkanı Atmaca, sendikacılık konusunda ilginç ve çarpıcı değerlendirmelerde bulunduğu kamuoyu açıklamalarında şu ifadelere yer verdi:

NEDEN A POLİTİK SENDİKA?

“TÜRKİYE’DE SENDİKALARIN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞU KAMPLAŞMA VE İDEOLİJİK ÇATIŞMALARLA İÇ İÇEDİR”

Türkiye’de sendikal hareketlerin kısa tarihine bakıldığında, sendikaların büyük ölçüde siyasal kamplaşmalar ve ideolojik çatışmalarla iç içe geçtiği görülmektedir. Farklı dönemlerde iktidar ya da muhalefetle yakın ilişki kuran ve kamuoyunda “sarı sendika” olarak adlandırılan yapılar, çoğu zaman üyelerinin ekonomik, sosyal ve özlük haklarını geliştirmekten ziyade siyasi aktörlerin uzantısı gibi hareket etmişlerdir. Bu durum, sendikacılığın hak temelli bir mücadele alanı olmaktan uzaklaşıp ideolojik aidiyetlerin belirleyici olduğu bir yapıya dönüşmesine neden olmuştur.

“SENDİKALAR ÇALIŞANLARIN SOSYAL VE ÖZLÜK HAKLARINI KORUMAK VE GELİŞTİRMEK ZORUNDADIR

Sendika, en temel tanımıyla, çalışanların ekonomik, sosyal ve özlük haklarını korumak ve geliştirmek amacıyla oluşturdukları demokratik kitle örgütüdür. Bu tanımda iki anahtar kavram öne çıkar: “çalışan” ve “hak”. Dolayısıyla sendikaların asli görevi, üyelerinin gelir düzeyini yükseltmek, çalışma koşullarını iyileştirmek ve mesleki gelişimlerini desteklemektir. Siyasal bağımlılık, sendika yönetimlerinin toplu sözleşme süreçlerinde gerçek bir pazarlık gücü sergilemesini engellemekte; grev, meydan eylemleri ve kitlesel tepki gibi meşru araçların kullanılmasını fiilen imkânsız hale getirmektedir.

“A POLİTİK SENDİKACILIK MEMURUN SİYASİ GÖRÜŞÜNE DEĞİL ÇALIŞMA YAŞAMINDAKİ SORUNLARA ODAKLIDIR”

Bu noktada “apolitik sendikacılık” kavramının doğru anlaşılması önemlidir. Apolitik sendika, siyasete tamamen ilgisiz ya da siyasi bilinçten yoksun bir yapı anlamına gelmez. Aksine, çalışanların haklarını savunurken kamu politikalarını eleştirebilir, reform taleplerinde bulunabilir ve kamuoyunu bilgilendirebilir. Ancak bunu yaparken herhangi bir siyasi partiyle özdeşleşmez, taraf tutmaz ve üyelerinin çıkarlarını parti çıkarlarının önüne koymaz.  Apolitik sendikacılık, memurun siyasi görüşüne değil, çalışma yaşamındaki ortak sorunlara odaklanır.

“TÜRKİYEDE SENDİKALALAŞMA ORANLARININ DÜŞÜK OLMASI DİKKAT ÇEKİCİDİR”

Türkiye’de sendikalaşma oranlarının düşük olması da dikkat çekicidir. Eğitim sektöründe dahi, yaklaşık 1 milyon 200 bin öğretmenin önemli bir bölümünün sendika üyesi olmadığı görülmektedir. Bunun temel nedenlerinden biri, sendikaların belirli siyasi partilerle özdeşleştirilmesi ve üyelerin bu nedenle damgalanma ya da fişlenme endişesi taşımasıdır.

Kariyer hedefleri doğrultusunda sendikal tercihini araçsallaştıran bazı çalışanlar ise, kısa vadeli bireysel kazanımlar uğruna uzun vadeli hak mücadelesinden vazgeçmektedirler.

“MEVCUT SENDİKALAR UZUN YILLAR SİYASİ İLİŞKİLERLE İÇİÇE GEÇMİŞ DURUMDADIR”

Apolitik sendika modeli, bu korku ve çekinceleri azaltma potansiyeline sahiptir. Tarafsız ve kapsayıcı yapısı sayesinde daha geniş bir üye tabanına ulaşabilir; böylece sayısal gücünü artırarak toplu pazarlık süreçlerinde daha etkili bir aktör haline gelebilir. Bu güçlenme, çalışanların açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşamak zorunda kalmadığı, daha adil bir gelir dağılımının sağlandığı bir çalışma yaşamına katkı sunabilir.

Elbette, Türkiye gibi yüksek düzeyde politize olmuş bir toplumda apolitik bir sendika modeli inşa etmek kolay değildir. Mevcut sendikal yapılar, uzun yıllardır siyasi ilişkilerle iç içe geçmiş durumdadır. Medya dili ve kamuoyu algısı da bu bağımlılığı yeniden üretmektedir. Ancak toplumsal talep bu yönde güçlendikçe; şeffaf, hesap verebilir ve yalnızca üyelerinin çıkarlarını önceleyen sendikal yapılar zamanla güçlü bir alternatif haline gelebilir.

“SENDİKACILIK İDEOLİJİK SAVAŞ DEĞİL; HAK ELDE ETME ALANIDIR”

Sonuç olarak sendikacılık, ideolojik bir savaş alanı değil; hak elde etme mücadelesidir. Bu mücadelenin merkezine emekçinin geçim kaygısı, iş güvencesi, özlük hakları ve yaşam kalitesi yerleştirilmelidir. Apolitik sendikacılık, emekçiyi bölen değil birleştiren bir anlayış sunar. Çünkü alın terinin ideolojisi yoktur. Bu bilinçle hareket eden sendikalar, hem üyelerine daha fazla kazanım sağlar hem de uzun vadede sendikal hareketin toplumsal itibarını güçlendirir. Emek gücünün bağımsızlığı, pazarlık masasında gerçek temsil ve toplumsal adaletin tesisi için apolitik sendikacılık bir tercih değil, giderek daha fazla hissedilen bir zorunluluktur.

Bu temel prensipler doğrultusunda Eğitim Gücü Sen olarak da Kahramanmaraş Kuzey İlçelerini tek çatı da toplayım yönetim ekibimizi oluşturmuş bulunmaktayız bölgemize hayırlı olsun.




Kaynak: HASANAKİ




İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI