|
Tweet |
CHP Elbistan İlçe Başkanı Av Arslan, Neslihan Düğün Salonunda gerçekleşen CHP Elbistan İlçe Başkanlığı 36. Olağan Kongrenin ardından partililere ve kamuoyuna yaptığı açıklamalarda ilginç ve çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Başkan Arslan açıklamalarında, “Sosyal hukuk devleti anlayışını içselleştirmiş olan CHP’nin iktidarı şarttır.”
Yoğun katılımın gerçekleştiği kongrede CHP Elbistan İlçe Başkanlığına seçilmesinin ardından tebrik ve başarı dilekleri sağanağına tutulan Av. Tayfun Barış Arslan, açıklama ve değerlendirmelerinde şu ifadelere yer verdi:
“GÖSTERİLEN DESTEK VE TEVECCÜH İLE GÖREVE TALİP OLDUM”
“Şahsıma gösterilen teveccüh ve destekler ile siyasal hayatta rol alarak yerelde Elbistan'ımızın dolayısı ile Türkiye'mizin hepimizin sorunları için çözüm üretebilmek, Türkiye'nin kötü yönetimine dur diyebilmek, partili partisiz tüm yurttaşlarımızın sesi olabilmek adına bu göreve talip oldum. Şahsıma ve yönetimime gösterilen teveccühten dolayı hepinize teşekkür ediyor şükranlarımı sunuyorum.
“MÜCADELEYE KADINLARIMIZLA DEVAM EDECEĞİZ”
Öncelikle; Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı 05.12.1934 tarihinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından Anayasa değişikliği ile birçok Avrupa ülkesinden önce tanınmıştır. Ancak gelinen aşamada Türk kadını maalesef dünya sıralamasında ilk yarıda yer alamamaktadır. Mustafa Kemal Atatürk, 1925'te Kastamonu'da yaptığı konuşmada şöyle der: “Toplumu kalkındırmak istiyorsak, izlememiz gereken daha emin ve daha etkili bir yol vardır. O da Türk kadınını çalışmalarımıza ortak etmek, hayatımızı onunla birlikte yürütmek, kadının, bilimsel, toplumsal ve ekonomik hayatta erkeğin ortağı, arkadaşı, yardımcısı ve koruyucusu yapma yoludur.” Bizler de Atatürk’ün başlatmış olduğu bu yolda Türkiye’mizin ekonomik ve siyasal anlamda kalkınması için kadınlarımızla birlikte yan yana mücadeleye devam edeceğiz.
“ENGELLİ VATANDAŞLARIMIZA VE AİLELERİNE SAĞLIK VE MUTLULUKLAR DİLİYORUM”
Anayasamızda yer verilen “Sosyal bir hukuk devleti” olabilmenin gereği olarak engelli vatandaşlarımızın, müreffeh bir şekilde hayatlarını sürdürebilmeleri, sosyal ve ekonomik hayata katılmalarını sağlayarak toplum içerisinde daha çok bulunmaları, eğitim haklarını kullanabilmeleri, istihdama katılarak üreten ve ülkesine katma değer yaratan bir insan olabilmeleri için çok önemli adımların hayata geçirilmesi gerekmektedir. Bunun mümkün olabilmesi içinde sosyal hukuk devleti anlayışını içselleştirmiş olan CHP’nin iktidarı şarttır. Her sağlıklı insanın da bir engelli adayı olduğu bilinciyle, 3 Aralık Dünya Engelliler günü vesilesiyle tüm engelli vatandaşlarımızın aileleri ve sevdikleriyle birlikte mutlu, huzurlu ve sağlıklı bir ömür geçirmesini diliyorum.
“CEYHAN NEHRİNDEKİ KİRLİLİĞİNDE ÖRTBAS EDİLECEĞİ İZLENİMİ VAR”
Geçen hafta Ceyhan Nehri’nde aşırı sanayi kirliliği sebebi ile canlı hayatı tehlikeye düşmüş ve bunun sonucunda balık ölümleri de gerçekleşmiştir. Bu kirliliğin nerden? Nasıl ve hangi sebeple olduğu hala açıklık kazanmamıştır. Bu olaya sabotaj diyerek kestirip atmak çözüm değildir. Buna sebep olan kişi ya da kurum yetkililerinin ihmalinden mi? Yoksa kastından mı? Olduğu araştırılmalı ve kamuoyu ile paylaşılmalıdır. İlçemizde Ceyhan nehrini bu denli kirletebilecek az sayıda kuruluş vardır. Sorumluların bulunamaması su zehirlenmesinde olduğu gibi olayın örtbas edileceği izlenimini vermektedir. Bu konunun da takipçisi olacağız.
“TAŞERON İŞÇİ DÜZENLEMESİNİN ADİL OLMASI İÇİN KONUNUN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ"
Yıllardır hükümetle yaptığımız siyasal ve hukuksal mücadeleler sonucunda taşeron işçilerine kadro hakkının tanınacağı açıklanmıştır. Ancak içeriği belirli değildir. Bu mücadeleler süresince binlerce işçi haksız olarak işten çıkartılmış ve tekrar işe alınmamıştır. Yıllarca hizmet eden çalışan bu işçilerimizin durumu ne olacaktır? Sadece hâlihazırda çalışan işçiler mi kadroya alınacaktır belirli değil. Ayrıca kadroya alınacak işçilere sendika konusunda seçim hakkı mı tanınacak yoksa hükümetin dayattığı sendika mı olacaktır? CHP olarak konunun takipçisi olacağız. Yapılacak düzenlemenin işçilerimiz için adil olması için mücadelemizi sürdüreceğiz.
“ZARRAP MESELESİ TÜRKİYE’NİN DEĞİL HÜKÜMETİN MESELESİDİR”
Zarrab konusuna gelince; Zarrab'ın iki İran vatandaşıyla birlikte, ABD'nin yaptırımlarını yasadışı yollarla baypas etmek için İran devleti ve bazı şirketleri adına milyonlarca dolarlık finansal işlem yaptığı herkesçe bilinmektedir. Gelinen noktada Türkiye de yargılanması yapılmayan hakkında açılan davalar düşürülen Zarrab Amerika da yakalanarak yargılanmaya başlamıştır. Türkiye için ise Zarrab’ın hiçbir önemi yoktur. Ancak bu isim ve onun yapmış olduğu yasadışı işlemler hükümeti yakından ilgilendirmektedir. Çünkü bu yasadışı işlemleri yapabilmek için Türkiye Cumhuriyetinin Bankasını kendi şirketiymiş gibi kullanmasına ve bu suça ortak etmesine rüşvetle izin veren bakanlarımız ve bu yasa dışlı işlem ile çıkar sağlayan onların akrabaları var. Dolayısı ile Zarrab meselesi Türkiye’nin meselesi değil hükümetin meselesidir. Ve maalesef bu konuda Amerika ya iki defa nota verilmiştir.
Türk askerinin başına çuval geçirildiğinde mesele Türkiye meselesi iken Amerika ya nota verilsin dediğimizde ne notası bu müzik notası mı ki verilsin diyenler, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyan Amerika’ya nota vermeyenler. Maalesef kendi çıkarları söz konusu olduğunda hemen nota vermektedirler.
“EYYYY TRUMP DEMEKLE OLMAZ”
Kudüs üç büyük din için önem arz etmektedir. İslam dini için Hz. Muhammed efendimizin Kudüs’ten miraca yükseldiği ve mescidi aksanın burada inşa edildiği bilinmektedir. Hristiyanlık için ise Hz. İsa’nın burada çarmıha gerildiği ve Hıristiyanlar için hac noktası olduğu, Yahudiler için ise MÖ 10. YY’da Kral Davud’un burayı ele geçirmesi önemlidir. Dolayısı ile Kudüs her üç büyük din için de kutsaldır. ABD Başkanı Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıması üzerine vazife olmayan yersiz bir açıklamadır. Hükümetin bu konudaki tavrını net ve kesin bir şekilde ifade etmesi hatta nota vermesi gerekmektedir. ‘Eyyyy Trump’ demekle olmaz.”
