|
Tweet |
Elbistan Ziraat Odası (EZO) Başkanı Mehmet Ali Bulut, 2016 tarım sezonunu değerlendirerek yaptığı açıklamalarda, “2016 tarım sezonu çiftçiler ve bölge adına kara bir yıl olarak hafızalara kazındı” dedi. Başkan Bulut, 2017 yılı içinde kuraklık yönünden çiftçileri yine karamsar bir tablonun beklediğini dile getirdi.
EZO Başkanı Mehmet Ali Bulut, 2016 yılı tarım sezonunu oda başkanlığında gerçekleştirdi. Tarım, üretim ve çiftçi adına olumsuz bir dönem yaşandığına, 2017’de ise karamsarlığın devam edeceğine işaret eden Başkan Bulut, dönem değerlendirmesinde şunları söyledi:
2016 ÜLKEMİZ İÇİN KARA BİR YIL OLDU
“2016, ülkemiz için kara bir yıl oldu. Kuraklık, ülkemizde olduğu gibi bölgemizde de tarımı olumsuz etkiledi. Genelde hububat veriminde yüzde 50’ye varan düşüş oldu. Şekerpancarında çimlenme olmayınca çiftçilerimiz yer altı kuyularından enerji kullanarak kendi imkânları ile bunu sağladı. Ayçiçeği ve mısır gibi ürünlerde aynı şekilde çiftçiye ek masraf getirdi.
ÇİFTÇİNİN YÜZÜ YİNE GÜLMEDİ
Yine bölgemizde kayısı bahçelerini çiçek zamanı don yaktı. Genele baktığımızda bölge çiftçimiz için kötü bir yıl oldu. Bu olumsuzlukların yanı sıra Doların yükselmesi çiftçi girdilerine yansıdı. Mazot, gübre, tarım ilaçlarının pahalanması çiftçiyi olumsuz etkiledi. Her ne kadar Ziraat Bankası ve Tarım kredi Kooperatifleri borcu ertelense bile borç yığılmasına sebep oldu. Diğer bankalara olan borçlar ertelenmedi. Sonbaharda da yine yağış olmadı hububatlar çimlenmedi.
BARAJLAR HİZMETE SUNULSAYDI KURAKLIK KADERİMİZ OLMAZDI
2016 yılını tarım açısından kara bir yıl olarak geçirdik ve 2017 yılı da tarım açısından iyi görünmüyor. Çiftçimiz kara kara düşünmeye başladı. Burada barajlarımız öne çıkıyor. Eğer 3 büyük barajımız bölge çiftçisinin hizmetine sunulmuş olsaydı, kuraklık bizim kaderimiz olmazdı. Adatepe, Karakuz, Kavaktepe Barajlarımız 60 yıl önce projesi yapılan barajlar. Şuana kadar yapılmış olsaydı, biz tarımcılar olarak daha fazla üretim yaparak ekonomiye daha fazla, gerek milli gelire ve kendi ekonomimize katkı sağlardık ve devletimize yük olmazdık. Tabii ki biz, gücümüz nispetinde üretime devam edeceğiz.
TÜRKİYE’DE POLARIN EN DÜŞÜK OLDUĞU BÖLGE ELBİSTAN
Türkiye’deki fabrikaların hepsinden düşük. Buna şimdiye kadar çözüm bulunamadı. Çiftçilerimiz ise bu durumun ölçümden ve laboratuardan kaynaklandığını öne sürüyor. Ama yok öyle bir şey. Çünkü biz numune aldık ve fabrikanın içerisindeki laboratuarda da ölçüm yaptırdık. Çok bir fark ortaya çıkmadı. Fabrikanın haberi olmadan dışarıdan seyyar ölçüm cihazı getirdik. Kuyruk, orta ve kafa kısmından ölçtürdük çok farklı sonuçlar çıktı. Kuyruk bölümü eksik çıkıyor, kafa bölümü daha eksik ve orta bölüm ise daha farklı çıkıyor. Vatandaşımız da aynı tohumu ekmiş, aynı tarla ve aynı römorktan gelen pancarlardan farklı sonuçlar alındığını belirtiyor. Pancar numunesi alınırken kullanılan bom, kafa kısmına geldiyse şeker oranı düşük, ortaya geldiyse yüksek, kuyruk tarafına geldiyse yine düşük. Genelde bir sıkıntı var. Fabrika müdürümüzle bu sorunu konuştuk. Fabrikamız da bundan muzdarip, çiftçimiz de muzdarip. Genel Müdürlük de muzdarip. Türkiye’de en polar oranı düşük yer Elbistan.
80 BİN TON PANCAR BOŞU BOŞUNA İŞLENDİ KAYIP İSE 10 MİLYON TL
Şeker düşüklüğünden fabrikanın bir faydası yok. Elbistan Şeker Fabrikası, bu sene 54 bin ton şeker üretmeyi hedeflerken şuanda 47 bin ton şeker elde ettik. Bu da 80 bin ton pancarın boşu boşuna işlendiği anlamına geliyor. 7 bin ton şekerin maddi karşılığı ise yaklaşık 10 milyon lira. Bu da büyük bir maliyet. Çiftçimiz haklı olarak sıkıntıda. Önümüzdeki günlerde fabrikamızın teknik elemanlarını, uzmanlarını ve üniversitelerden hocalarımızı çağırarak bu konuyu tartışacağız. Tohumda mı hata var, sıcaklık farkından mı kaynaklanıyor, hastalıktan mı kaynaklanıyor belirlemeye çalışacağız. Aşırı gübreden mi oluyor, tarlalarımız mı yoruldu bu soruların cevabını arayacağız. 1963 yılından beri pancar ekimi yapılıyor.
3 YILDIR ÇEKİLEN SIKINTILARI AŞMAYA ÇALIŞIYORUZ
Son zamanlarda çerezlik ayçiçeği ve mısır da ekiliyor. Mısır ve ayçiçeği tarlanın gıdasını alıyor. Üst üste ekim yapılırsa ileride hastalık çıkması kaçınılmaz. Salma su ile yağmurlama arasındaki farktan da kaynaklanan bir sorun olabilir. Yağmurlamada şeker oranı yüksek oluyor ama verim düşük. Salma sulamada da verim yüksek polar düşük. Bu seneyi göz önüne alırsak mantar hastalığı vardı. Aşırı sıcak oldu, yağmur yağmadı. 3 senedir çektiğimiz bu sıkıntıyı çözmek için elimizden geleni yapacağız. İnşallah bir çözüm bulunur.
TÜRK MİLLETİ BU ÜLKEYİ KORUMAYA MUKTEDİR
2016 sadece tarımda değil, ülkemiz dünya Siyonistlerin onların maşaları teröristlerin, kapitalistlerin kıskacında. Siyonistler 2023’e 6 yıl kala yine çirkef yüzlerini göstermeye başladılar. Etrafımızda ateş çemberi oluşturarak, şehirlerimizde bomba patlattırarak bizi 2023 yılına ulaştırmamak için içindeki çirkinlikleri, çirkefliklerini, kinlerini kusuyorlar. Türk milleti Allah’ın izniyle bu ülkeyi korumaya ve böldürmemeye muktedir.
TERÖRÜN HER TÜRLÜSÜNÜ LANETLİYORUZ
Sayın Cumhurbaşkanımız, terör ve ekonomi için seferberlik ilan etti. Bizim şu andaki genç nüfusumuz birçok devletlerin nüfusundan fazla. Teröre karşı Çanakkale ruhu ile mücadele hepimizi kapsıyor. Partili partisiz, Alevi’si, Sünni’si, Laz’ı, Kürt’ü, Türk’ü olarak bu terör örgütlerine karşı durmak, vatan borcu, bayrak borcu, mazlumlara karşı borcumuzdur. Terörün her türlüsünü lanetliyoruz, yeter ki birlik olalım.
VATANSIZ MİLLET OLMAZ
Almanya, harpten çıktığında dönemin Alman Başbakanı vatandaşlarına; ‘Ey halkım; siz 10 saat çalışın 8 saat parası alın. 15 yılda ben bu ülkeyi süper güç yapacağım’ diyor. Alman halkı da aynısını yapıyor. 1963 yılında Almanya, dışarıdan işçi de alarak ülkesini süper güç yapıyorken biz ülkemizi Almanlar kadar sevmiyor muyuz? İnanıyorum ki biz ülkemizi canımızdan daha çok seviyoruz. Çünkü vatansız millet olmaz. Ziraat Odası olarak, meclis üyelerimiz ve çalışanlar olarak gerekirse bir maaşımızı ve daha fazlasını devletimize seve seve bağışlarız. İnanıyorum ki bu ülkenin her ferdi de işçisinden tut memuruna, işverenine kadar önce bir maaşını gerekiyorsa daha fazlasını namerde boyun eğdirmemek için verir” ifadelerini kullandı. Başkan Bulut, “2017 yılının ülkemiz için, dünya insanlığı için, bölgemiz için huzurlu bereketli bir yıl olması temenni ile şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum.”