Bugun...



“Dinimizde Göstermelik Dindarlık Var mı?”

Elbistan CHP İlçe Başkanı İnan Bulut, TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın “Anayasadan laiklik çıkartılmalı ve dindar bir anayasa yapılmalıdır” şeklindeki yaptığı açıklamalarını eleştirdi.

facebook-paylas
Tarih: 23-07-2018 20:07

“Dinimizde Göstermelik Dindarlık Var mı?”

Elbistan CHP İlçe Başkanı İnan Bulut, TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın “Anayasadan laiklik çıkartılmalı ve dindar bir anayasa yapılmalıdır” şeklindeki yaptığı açıklamalarını eleştirdi. Başkan Bulut, kamuoyuna yaptığı açıklamada, “Göstermelik bir dindarlığın dinimizde yer var mıdır Size dokunan koltuğa neden oturuyorsunuz?” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi Elbistan İlçe Başkanı Av. İnan Bulut, TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın Anayasa hakkında yaptığı açıklamalara yanıt verdi ve sert eleştirilerde bulundu. CHP Elbistan İlçe Başkanı Bulut kamuoyuna yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“TBMM Başkanı İsmail Kahraman açıkça eğip bükmeden yeni Anayasa konusundaki fikrini görüşünü dile getirdi. Açıkça” Anayasadan laiklik çıkartılmalı ve dindar bir anayasa yapılmalıdır” dedi. Bu sözleri zatı şahanelerinin geçmişi, işgal ettiği makam, Türkiye’nin içinde bulunduğu süreci dikkate alarak değerlendirdiğimizde, sözlerin kişisel bir görüş, ya da bir anlık boş bulunarak kastı aşan cümleler olarak kabul edilmesi ve değerlendirilmesi saflık olur. Bu sözler ile Anayasa Uzlaşma Komisyonun gerçek amacı ve “Yeni Anayasa” tartışmasının anlamı da ortaya çıkmış oldu.

Bu sözleri Sayın Cumhurbaşkanı’nın “Rejim fiilen değişmiştir” sözüyle birlikte değerlendirdiğimizde niyet ve kasıt daha anlaşılır hale gelecektir. Bu sözler demlenmeye alınan Anayasa taslağının pis kokularıdır. Halkın onayından geçmeyeceği bilinen “Başkanlık sistemini” öngören Anayasa değişikliğine, dini referans aldatmacası ile destek arttırma çabasıdır. Asıl amaç dindar, yerli, milli anayasa yapıyoruz diyerek toplumun iyice ayrıştırılarak, dinin tamamen bir istismar alanı olarak siyasete alet edilmesidir. Amaç tamamen kişisel istikballeridir. Amaç yavaş yavaş, özgürlüklerden, demokrasiden, insan haklarından uzaklaşmış, kendileri dışında yaşanması mümkün olmayan bir ülke yaratmaktır. Ve maalesef her geçen gün devlette geri dönülmez ağır tahrifatlar yaşanmaktadır.

Her şeyden önce hepimizin özgür Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak şu hususları değerlendirmesi gereklidir: Laiklik neden önemlidir? Niçin devletin temelini teşkil eder? Laiklik dindarlığın zıttı bir kavramımdır? Laiklik birey olmanın, özgürlüğün ve hür iradenin teminatı olan bir kavramdır. Gerçek dindarlığın garantisi de bu anlamı ile laik devletin temelinde yatar. Gelinen süreçte hepimizin özgürlüğü özellikle de inanç özgürlüğümüz büyük tehdit altındadır. Devletin topluma din dayatması yaptığı ülkelerdeki toplumların hali ortadadır. Geçmişte laikliğin yanlış uygulamalara tabi tutulmuş olması, laikliğin vazgeçilecek bir kavram olduğu anlamına gelmemektedir. Yaratılmak istenen ülke ve devlet modelinde en başta gerçek dindarların da nefes alamayacağı açıktır. Dindarlık yazılı bir anayasa metninde olamaz. Olsa da bir anlam ifade etmez, İnanç ve dindarlık kişiye özel bir durumdur. Dindar İnsan özü sözü bir, ettiği yemine, verdiği söze sadık insandır.

Tüm Ülkenin Meclis Başkanı gibi ya da “ Her an roket düşüyor, düşebilir abdestsiz sokağa çıkmıyoruz” diyen Kilis valisi gibi yöneticileri iyi değerlendirmesi gerekiyor. Bu sözler “Ölün ama sesinizi çıkarmayın” anlayışının sözleridir. Bireyi yok sayan, halkı devlete kul eden, aynı zamanda devleti tekeline alarak, şahsi çıkarları için, tamamen ele geçirmeye çalışan bir anlayışın söylemleridir bunlar. Can derdinde, aş derdinde, gelecek derdinde olan toplumla dalga geçmektir açıkça. Bu sözdeki asıl amaç toplumdaki her bireye “özgür birey olmayacaksın tebaa olacaksın”  demektir.

Aslında bu sözlere ve Meclis başkanı anlayışındaki insanlara en güzel cevap ta kutsal kitabımız Kuran’da yer almaktadır: “Bazıları Allah’ın kitabında Kur’an da olmayanı coşkulu bir dille anlatarak, kitaba Allah’ın kelamına benzetmeye çalışırlar. Allah’ın sözü olmadığı halde, “Allah böyle buyuruyor” derler. Bile bile Allah adına yalan söylerler.”

 Sayın Meclis Başkanı’na soruyoruz: Size dokunan koltuğa neden oturuyorsunuz? Neden “olduğunuz gibi görünmüyor ya da göründüğünüz gibi olmuyorsunuz?” Korumanız gereken devlet ve toplumsal inanç değerlerini neden birbirine zıt kavramlarmış gibi göstermeye çalışarak her ikisini birden itibarsızlaştırmaya çalışıyorsunuz? Göstermelik bir dindarlığın dinimizde yeri var mıdır?”







Etiketler :

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SİYASET Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI