Bugun...



İyilik-Der’den Yardım Eli

Elbistan İyilik Der Temsilciliği, yoksulun ve düşkünün yanında yer almaya deva ediyor. Kendilerine ulaşan bilgiler ışığında araştırma yapan İyilik-Der Elbistan Temsilciliği, harabe bir evde yaşayan Suriyeli aileye yardım elini uzattı

facebook-paylas
Tarih: 23-07-2018 20:02

İyilik-Der’den Yardım Eli

Elbistan İyilik Der Temsilciliği, yoksulun ve düşkünün yanında yer almaya deva ediyor. Kendilerine ulaşan bilgiler ışığında araştırma yapan İyilik-Der Elbistan Temsilciliği, harabe bir evde yaşayan Suriyeli aileye yardım elini uzattı ve buzdolabı, çekyat yardımında bulundu. Ayrıca damı akan evi tamir ederek yaşanır hale getirdi. İyilik Der Elbistan Temsilcisi İdris Göçer, yardım ve paylaşım hakkında, “Kanayan yaralara merhem olmaya çalışıyoruz” dedi.

                Esentepe Mahallesinde harabe bir evde yaşam mücadelesi veren bir aileye ulaşan İyilik-Der Elbistan Temsilciliği, mutfak eşyasından giysiye, buzdolabından sobaya kadar birçok eşya yardımında bulundu. Ayrıca yağmurlu günlerde akan evi tamir ettiler. Çalışmalar ve yardımlaşma hakkında bilgilendirmelerde bulunan İyilik-Der Elbistan Temsilcisi İdris Göçer şunları söyledi:

                “İyilik Der Elbistan Temsilciliği olarak yaralara merhem olmaya devam ediyoruz. Bizzat yerinde yapılan tespitlerle hareket ediyoruz. Mademki biz Allah rızası için çalışıyoruz o halde işimizi düzgün yapmak durumundayız. Mademki alan el ile veren el arasında köprü vazifesi görüyoruz bunu yaparken en ihtiyaç sahibi kişilere vermek durumundayız. Aksi halde bunun hesabının sorulacağının bilincindeyiz.

Esentepe mahallesinden gelen bir bilgiyi değerlendirerek altı kerpiç üstü mertekli evin yağan yağmurdan dolayı aktığını ve sular içinde kaldığını gördük. Suriyeli Aliye hanımın yedi çocuğuyla savaştan kaçarak geldiği evin durumu içler acısıydı. Evde ne  maalesef Suriyeli bazı olumsuz kişilerin durumu diğer gerçek ihtiyaç sahibi Suriyelileri olumsuz etkilemektedir. Lütfen  genellemeci olmayalım iyiyi ve kötüyü ayırt etmesini bilelim. Bu zamana kadar yaptığımız iyilikleri boşa çıkarmayalım. Kaloriferli evlerimizden çıkmadan sobasız evde üşüyenin halini anlayamayız.

Evde soba ne yiyecek ne başka bir şey hiç bir şey yoktu. İyilik-Der olarak eve soba, yatak, buzdolabı, mutfak ocağı, halı, giysi, çekyat, gıda teslim ettik. Ayrıca evin üstünü tamir edip komple branda çekerek yaşanabilir hale getirdik. Bizim yerimizde kim olsaydı aynısını yapardı.

Hz Ömer bir gün akşam şehir dışında dolaşırken bir evde ocağın etrafında ağlayan çocuklar görüyor. Oraya gidip niçin ağladıklarını sorduğunda, anne: “Çocuklarım aç. Onları ocaktaki kazanda yemek pişiriyorum diye avutmaya çalışıyorum. Oysa kazanda su var. Hz. Ömer, “Peki halifenin bu durumdan haberi var mı?” diyor. Kadın, “Nerden haberi olacak” diye cevap veriyor. Hz. Ömer hemen gidiyor bir çuval gıda getiriyor eliyle hazırlayıp çocukların ailenin karınlarını doyuruyor. Bunu üzerine kadın, “Sen halife olsan, Ömer’den daha iyi olursun” diye konuşuyor. Hz. Ömer’de kadına, “Bir gün halifenin yanına gidersen beni orada görürsün. Bana dua et” diyor, evden ayrılıyor. Yani kıssadan hisse; biz gitmeden göremeyiz, aç kalmadan açın halini bilemeyiz.”







Etiketler :

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI