|
Tweet |
Allah kimseye yokluk, açlık ve sefalet vermesin ama bu eksiklikleri giderebilmenin tek yolu da dilencilik olmamalı. Son zamanlarda Elbistan dışından gelen dilencilerin yanı sıra bölgede yaşayan yoksul ailelerin çocukları özellikle kırmızı ışıkta duran araç sahiplerinden ısrarla para isteyerek dilencilik yapması vatandaşlar arasında rahatsızlık yaratmaya başladı. “Sadaka Tacizi” adı verilen bu tutum karşısında trafikte 1 dakika duran araçlardaki sürücü ve diğer yolcular ise dokunaklı sözlerle duygu sömürüsünün yapılmasına son verilmesini istiyorlar.
Son günlerde yeni bir dilencilik modası başladı. Elbistan’ın özellikle araç ve insan trafiğinin yoğun olduğu bölgelerde, kırmızı ışıkta durmak zorunda kalan araçların etrafını aniden saran çocuklar, yardım isteme adına resmen dilencilik yaparken, inanılmaz dua, dilek ve neredeyse ağıt sayılabilecek sözlerle sürücüleri taciz eden tutum sergiliyorlar.
İnançta bile dilenciliğin hoş karşılanmadığı bu durum vatandaşlar, yaşanan şok sadaka tacizi karşısında şaşırırken, hem davranış açısından hem de çocukların resmen dilenmesinden rahatsızlık duyduklarını dile getiriyorlar. Vatandaşlar yetkililerin duruma el atmasını isteyerek:
“Şehrin muhtelif yerlerinde trafik işaretlerinin olduğu özellikle yoğun ve kavşak bölgelerde kırmızı ışıkta durduğumuzda aniden aracımızın sağı solu dilenen çocuklarla doluyor. İnanılmaz cümleler kurarak, yalvararak öylesine bir para istiyorlar ki resmen duygu sömürüsü yapılıyor. Çocukları kim denetleyecek? Bunlara kim sahip çıkıp bu davranışın yanlış ve iyi olmadığını kimler ve hangi yetkililer söyleyecek.
Günden güne artan bu taciz ve dilencilik durumuna el atılması gerekiyor. Para versen bir türlü vermesen bir türlü. Verirsen bu yanlış bir alışkanlık oluyor, vermezsen vicdani sıkıntı içinde kalıyorsun. Elbistan’a yakışmayana bu olaya yetkililer bir an önce el atmalı ve çocukların dilendirilmesine son verilmeli” sözleriyle tepki ve taleplerini dile getirdiler.
Bakalım bekleyip göreceğiz. Yetkililer ve etkililer bu çarpık durumu düzeltebilecekler mi? Yoksa güzel Elbistan’a leke gibi yapışan bu görüntü bir simgemiz olarak kalacak mı? Can acıtmadan, gönül kırmadan bu dilencilik olayı düzeltilecek mi?
