Bugun...



“Kalkışmayla Demokrasimizi Alacaklardı”

64. Dönem Kültür ve Turizm Bakanı-AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal, 15 Temmuz günü yapılan darbe girişimiyle ilgili olarak, yaptığı değerlendirmelerde ilginç ve çarpıcı konulara değindi

facebook-paylas
Tarih: 23-07-2018 20:09

“Kalkışmayla Demokrasimizi Alacaklardı”

64. Dönem Kültür ve Turizm Bakanı-AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal, 15 Temmuz günü yapılan darbe girişimiyle ilgili olarak, yaptığı değerlendirmelerde ilginç ve çarpıcı konulara değindi. 15 Temmuz Kalkışmasını bir devleti ikiye ayırmak olduğunu ifade eden Ünal, “Eğer 15 Temmuz başarıya ulaşsaydı, bizim elimizden özgürlüğümüzü, demokrasimizi, her şeyimizi alacaklardı. İrademizi alacaklardı.

                “Habertürk Televizyonunda yayınlanan ve Veyis Ateş’in yönetip sunduğu sunduğu ‘Akılda Kalan’ isimli programa canlı yayın konuğu olarak katılan geçmişten bugüne ilginç değerlendirmelerde bulundu. Ünal’ın hayatı, edebiyatçı yönü, öğretmenlik yılları ve yaşantısıyla ilgili sürpriz görsel ve anıların da yer aldığı programında güncel konulara da değinildi.              

15 Temmuz darbe girişimi ve süreç hakkında sorulan soruyu cevaplandıran Ünal, 15 Temmuz’un darbe girişiminden ziyade, bir intihar girişimi olduğunu vurguladı.            

 Ünal, yaptığı değerlendirmelerde şu ifadelere yer verdi:

“15 Temmuz bir darbe girişimi değildi, bir intihar girişimi idi, devleti ve milleti ortadan ikiye kırma girişimi idi. Tusunamiyi oluşturan temel şey, denizin dibinde oluşan kırılmalardır. Aslında o gece oluşan kırılmanın bir toplumsal tusunamiye dönüşmesi bekleniyordu. Ben 15 Temmuz’u tasarlayanların, planlayanların, darbeden sonuç alamayacaklarını bildiklerini düşünüyorum. Bu benim kendi düşüncem. Çünkü erkene çekilmiş ve çaresizlikle başlatılmıştı.

O gün FETÖ iddianamesi kabul edilmiş ve iddianamede ismi geçenlerin darbe girişiminde bulunacaklarına dair açık ifadeler vardı. Hatta daha sonra ifadelerden gördüğümüz, biz sizi almazsak, yarın siz bizi alacaksınız gibi askerlerin ifadeleri var. Zaten Cumartesi günü bir operasyon başlayacaktı, Pazartesi günü de Meclis’te kabul edilen yasa gereği yargıda yeniden bir yapılanmaya gidiliyordu. Ve o gün kaçınılmaz olarak bunu yapmak zorundaydılar ve hesaba katmadıkları bir şey oldu. MİT’e gidecek olan kara pilot binbaşının, gündüz gidip bunu haber vermesi, bütün planı bozdu.

Darbe girişimi bir intihar girişimine dönüştü. Toplumu ve devleti adeta ortadan ikiye kırma girişimine dönüştü. Bunun sonuçlarını da aslında şuanda yönetmeye çalışıyorlar. Bakanlığım döneminde ben fuarlara gittiğimde, diğer ülkelerin turizm bakanları ile görüştüğümde, gördüğüm bir şey vardı. Bir algı operasyonu yürütülüyordu, ‘baskı rejimi, diktatörlük, güvenlik açısından riskli ülke’ deniliyordu. Ben, bunun bir finali olmalı diyordum. 15 Temmuz gecesi gördük ki, ‘bütün dünya genelinde paralelciler, Türkiye güvenlik açısından riskli ülke propagandası yapıyorlar’ dediğimde, gazeteler manşet attı. ‘Turizm Bakanı krizi paralele bağladı’ diye dalga geçtiler.

Ama gördüğümüz çok net bir şey vardı. Bu algı operasyonu bir şeye hazırlıktı. 15 Temmuz akşamı gördük ki; eğer darbe başarıya ulaşsaydı, bütün dünya ‘baskı rejimi yıkıldı, diktatör düştü’ gibi bir meşruiyet zemini üzerinde konuşacaktı. Şuanda bu uluslararası operasyona hala devam ediyorlar.

Türkiye artık bu darboğazdan geçti, Türkiye bu kırılmanın oluşturduğu tusunamiyi de engelledi. Bu konuda da şu avantajlarımız oldu. Zaten HSYK seçimlerinde yargının içindeki FETÖ’cüler tespit edilmişti. 15 Temmuz akşamı ordunun içindeki FETÖ’cüler tespit edildi. MİT’in bylocku çözmesi ile 250 bin bu sistem üzerinden haberleşen FETÖ’cü belirlendi. Bunlar devlet içerisinden ciddi anlamda temizlendi. Eğer 15 Temmuz başarılı olsaydı, toplumun tamamı mağdur olacaktı.

Şuanda inanılmaz bir hassasiyetle çalışmalar devam ediyor. Yani bu süreçte, yüzde 1’lik, yüzde 2’lik bir mağduriyet oluşsa bile insanların gidip başvurabilecekleri mahkemeler var, görüşebilecekleri siyasetçiler var, devletin kurumları duruyor. Eğer 15 Temmuz başarılı olsaydı; ne siyaset kalacaktı, ne devlet kalacaktı, ne insanların adalet arayacakları, güven veren bir adalet sistemi kalacaktı. Eğer şuanda bir mağduriyet varsa, zaten bu mağduriyetleri gideriyoruz. Yani yanlışlık yapılmışsa insanların başvurabilecekleri yerler var, tekrar dönülüyor, bakılıyor, araştırılıyor, bu mağduriyetler gideriliyor ama bu süreci sulandırmak için birileri kasıtla ve ısrarla bir mağduriyet edebiyatı üretiyorlar. Eğer 15 Temmuz başarıya ulaşsaydı, bizim elimizden özgürlüğümüzü, demokrasimizi, her şeyimizi alacaklardı. İrademizi alacaklardı. Bence en büyük mağduriyet budur.” 







Etiketler :

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI