|
Tweet |
Türk Eğitim Sendikası Elbistan Temsilcisi Musa Demir, hükümet ile yetkili konfederasyonu arasında gerçekleşen 4. Dönem Toplu Sözleşmelere sert eleştirilerde bulundu. Demir, kamuoyuna yaptığı açıklamalarda toplu iş sözleşmesini, “Toplu Sözleşmenin daha beteri 2017 yılında yaşanmış oldu” dedi.
Türk Eğitim Sen Elbistan Temsilcisi Musa Demir, ilginç, çarpıcı ve sert ifadelerin yer aldığı kamuoyu açıklamasında şunları söyledi:
“Kamu çalışanları ve emeklilerin 2018-2019 yılı mali ve sosyal haklarının belirlendiği 4. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde hükümet ile yetkili konfederasyon anlaşarak, karşılıklı olarak imzaları atarak memurun ve emeklilerin bütün ümitlerini bir kere daha masada bıraktılar. 2013 ve 2015 yılında ‘Tarihi başarı’ olarak ifade ettikleri ancak yaşanan kayıplarla ‘Tarihi hezimete’ dönüşen Toplu Sözleşmenin daha beteri 2017 yılında yaşanmış oldu.
Hükümetin yüzde 3.5 + 3.5 teklifini ‘Müzakere edilebilir ama kabul edilemez’ bulan ve ‘Bu teklif elimize kalemi vermiştir ama mürekkebi içine koymamıştır’ diyen yetkili konfederasyon 2018 yılı için yüzde 4+3.5, 2019 yılı için yüzde 4+5 rakam artışlarına imza atmıştır. 0.5 puanlık artışa ‘Evet’ diyerek memurlar ve memur emeklileri için bir kutu mürekkep parası dahi alamamıştır. Sonuçlarına katılmadığımız, sonuçlarına saygı duymadığımız, 20 milyon insanın beklentilerini boşa çıkaran imza törenine Konfederasyon olarak katılmak abesle iştigal olarak görülmüştür.
‘Kalemi elimize verdiler ama mürekkebi yok’ diyerek laf ebeliği yapanlara Şimdi soralım, ‘Kalemin mürekkebi üç buçuğu dört yapınca mı dolmuş oldu? 0.5 artışla mı doldu?’ Bu Toplu sözleşme süreci aslında sendikacılık etiği açısından da, ‘Ben sendikacıyım’ iddiasın da olan herkesin ibret alması gereken, ders alması gereken bir süreç oldu. Maaş zam oranlarının, diğer hakların vs. bunları bir kenara bırakalım ama bu toplu sözleşme süreci acayip cümlelerin kurulduğu, acayip ifadelerin kullanıldığı ama sonucunun ölü doğduğu bir toplu sözleşme süreci oldu.
2015 yılında imzalanan toplu sözleşme imza töreninde sloganlar atanların, alkışlarla, ‘Tarihi başarı elde ettik’ diye naralar atarak imza atanların; şimdi ise sesleri dahi çıkmadı? Yüzlerinden düşen bin parça. Peki, neden imza atıyorsunuz o zaman? Size silah mı çektiler? İmza atılırken resimleri görün, ikisi ayakta diğerleri oturuyor, protesto edercesine. Protesto edecekseniz imza atmayacaksınız. Toplu sözleşme masasındaki sendika başkanlarının tepkileri daha doğrusu Türkiye Kamu Sen Başkanı Sayın İsmail Koncuk’un tepkisi takdire şayandır.
İmza atılmış ama sendika başkanlarından iki tanesi ayağa kalkmış, diğerleri protesto edercesine masada oturuyor. Gönüllerin razı olmadığı açıkça belli ama yapılan bir şey yok. En azından hakem kuruluna gitselerdi, 8 gün daha bu konunun Türkiye’de tartışılmasını sağlardı. Bizler de destek verirdik. Meydanlara inebilirdik. Arkanda 1 milyon üye olacak ve sus pus olacaksın yok böyle bir şey! Bu kadar pısırık, bu kadar korkak sendikacılık yapılmaz. Böyle bir sendikal anlayış kabul edilemez. Hükümet dediğinin arkasında durdu. Aşağı yukarı açıkladığı rakam kadar, kamu çalışanlarına verdi.
Niye, diye herkesin kendisine sorması lazım. Kamu işçisine yüzde 12.5 bunların yanında ikramiyelerine 250 TL ve 3 Bin TL altında alanlara 90 TL iyileştirme yapan aynı siyasal iktidar, memura gelince kesenin ağzını sıkı sıkı bağlıyor. Neden acaba? Bu sendikacılık farkıdır. 20 milyon insanı hesaba katmadan yapılan bir zam politikasıdır. Bunları Türkiye Kamu-Sen olarak kabul edemeyiz.
0.5 puan artınca mürekkep doldu. O mürekkep artışı ne kadar yapıyor biliyor musunuz? 0.5 puanlık artış en düşük devlet memuru maaşında 11.58 kuruş artış, ortalama memur maaşında ise 15.4 artış demektir. Mürekkep fiyatlarını düşünürsek; dolmakalem mürekkebi 44.10 kuruş, 16 TL, 14 TL’de var. Yani 11,58 kuruş artışla bir şişe mürekkep alınamıyor. Bu mürekkep nasıl dolmuş oluyor sizlerin takdirine bırakıyorum. Bu zam oranları en düşük dereceli memur maaşında yani 15/1 kademede bir memur maaşında 2018 yılının tamamı için 171, 04 kuruş, 2019 yılının tümü için 221,71 kuruş artış demek. Ortalama memur maşı için 2018 yılı için toplam 227,49 kuruş; 2019 yılında ise 294,88 kuruş artış anlamına geliyor. Yani bu zam oranları ile kamu çalışanlarının insanca yaşamasına yetecek bir artış sağlanamadı.
Bütün devletin imkânlarını kamu çalışanları için kullanılsın demiyoruz. TÜİK in açıkladığı rakamların çok gerisinde bir asgari standartla kamu çalışanları geçinmek zorunda bırakılıyorsa, bu masada o toplu sözleşmeyi imzalamaya kimsenin hakkı yok. Onun için Türkiye Kamu-Sen-Türk Eğitim Sen olarak bu süreci bir orta oyunu gibi gördük. Aktör de bellidir. Sendikacılık tarihimiz iyi bir aktör kazanmıştır” Takdir kamuoyu çalışanlarınındır.”
