Bugun...



“TDF Oğluma Neden Sahip Çıkmadı?”

Türkiye Dağcılık Federasyonu üyesi ve Elbistan Dağcılık Kulübü Başkanı Eczacı Hakan Coşkun'un annesi Hatice Coşkun, Kırgızistan'da yapmış olduğu zirve tırmanışı

facebook-paylas
Tarih: 23-07-2018 20:13

“TDF Oğluma Neden Sahip Çıkmadı?”

Türkiye Dağcılık Federasyonu üyesi ve Elbistan Dağcılık Kulübü Başkanı Eczacı Hakan Coşkun'un annesi Hatice Coşkun, Kırgızistan'da yapmış olduğu zirve tırmanışı dönüşünde kalp krizi sonucu hayatını kaybeden oğlunun ölümünden  TDF’yi sorumlu tutan Anne Coşkun, “TDF oğluma neden sahip çıkmadı?” dedi.

Hakan Coşkun'un 65 yaşındaki annesi Hatice Coşkun, “Oğlum dağlarla İstanbul'da eczacılık okurken tanıştı. Okulun bahçesine herkesten yapmak istediği spor dalı ile ilgili bir stand kurulması istenmiş. Oğlumda bahçeye bir çadır kurup dağcılık sporunu tanıtacak şekilde giyinip tanıtımını yapmış. Arkadaşları üniversite bahçesinde yapmış olduğu tanıtımdan sonra kendi aralarında 'dağcı geldi, dağcı gitti' demeye başlamışlar. Oğlumda dağcı olmaya karar verdi.

 Dağcılığın zengin sporu olduğunu, bu hevesinden vazgeçmesini defalarca kendisine söyledim. Ama o kışlık botunu dağa çıkarken giyip gitti. Kısıtlı imkanları ile bu spora gönül verdi. İstanbul'un çevresinde neresi olsa kısıtlı malzemeyle tırmanış yapmaya başladı. Bir ara unuttu, vazgeçti. Sonra tekrar başladı. Ama küçük dağlara tırmanıyordu. Büyük dağlara çıkmıyordu. Bizim de desteğimizle eczanesini açtı. Çok çalışkan ve fedakar bir çocuktu. Kendi parasını kazanmaya başlayınca dağçılık malzemelerinin en iyisini almaya başladı. Parasını o malzemelere harcamasına ve dağa çıkmasına hiç razı olmazdım. Kendisine bir düzen tutdurdu ve dağlara sıkı şekilde çıkmaya başladı. Elbistan'da arkadaşları ile birlikte dağlara çıkmaya başladı. Oğlum güçlü ve babayiğit bir insandı. Arkadaşlarına dağcılığı sevdirdi.

Elbistan'da Dağcılık Kulübünü kurdu. Kulübün bütçesi olmadığı için kendi işyerimizi dağcılık kulübü olarak kullandı. Zamanla dağcılık kulübü büyüdü. Türkiye Dağcılık Federasyonu'nun üyesi oldu. Dağlarda huzur buluyorum, yorgunluğumu ve stresimi dağlarda atıyorum derdi. Türkiye'de ve değişik ülkelerdeki zorlu dağların tamamında zirveye çıkmayı başardı. Bu tırmanışlarında sakatlandı, yaralandı ama bu sporu yapmaktan vazgeçmedi. Oğlumun zirvede çektirdiği resimleri gördüğümde gurur duyuyordum.

Kırgızistan'daki Khan Tengri dağına oğlum daha önce iki defa gitti. Bu üçüncü tırmanışıydı. Bu tırmanış için gideceği zaman oğlum artık gitme, evlisin ve çocuğun var gitme dedim. Hakan ise ‘Beni engellemeyin, ben sizden habersiz giderim yine giderim’ derdi. Oğlum Dağcılık Federasyonunun antrenörüydü. Okullarda öğrencilere ve yeni dağcılık sporuna başlayan kişilere ders vermeye başlamıştı. Hakan 25 yıldır dağlardaydı. Hayat dolu bir insandı. Herkesin yardımına koşardı. Kim dağlarda mahsur kalsa ekibiyle birlikte yardıma koşardı. Depremlerde arama kurtarma faaliyetlerine katıldı. Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopter kazasında bile arama kurtarma faaliyetlerine katıldı.

Bu Kırgızistan'daki Khan Tengri dağına iki defa gitti. Birincide zirveye çıkamadı. İkicisinde hava koşulları el vermediği için zirveye 60 metre kala dönmek zorunda kaldı. Üçüncü tırmanışında ise hırs etti. Hırs yapmasının nedeni ise Türkiye Dağcılık Federasyonu'dur. Bu tırmanış için bir seçme yapacaktı. Oğlum bu seçmelere günlerce hazırlandı. Aladağlar'da yapılacak olan bu seçmeler için çok çalıştı. Sonra bu seçmeler federasyon tarafından iptal edildi ve onların istediği isimler bu tırmanış için belirlendi. Oğlum o listede yer alamadığı için çok üzüldü. Bu durumu gurur yaptı. 14 günde çıkması gereken zirveye federasyona kızdığı için öyle tırmanış yapılmaz böyle yapılır düşüncesine kapılarak 8 günde çıktı diye düşünüyoruz. Onlara tepki olsun diye.

Khan Tengri dağına çıkış için günlerce hazırlandı. Oğlum öyle güzel hazırlanmıştı ki ateş fışkırıyordu. Doktor gözetiminde hazırlandı. Bu tırmanış için özel beslendi, ona göre sporunu yaptı. Enerji fışkırıyordu. Benim oğlum o dağa yenik düşmezdi. Yinede inanamıyorum. Oğlum dönüş yolunda rahatsızlanıyor. Bir dağcı, arkadaşını tek başına tırmanış yaparken onu nasıl olurda gözetim altında tutmaz. Çocuğum düşmemiş, kaza geçirmemiş. Dönüş yapıyor. Bunda bir iş var ve inanamıyorum. Bize önce düştü denildi. Benim oğlum düşmez dedim. Sonra çadırını kurmuş, arkadaşlarını yardım etmesi için çağırmış bunu öğrendik. Bu tırmanış için bir helikopter nasıl bekletilmemiş. Bunları nasıl başı boş bırakmışlar. Federasyon, Hakan'ı nasıl tek bırakır. Dağların kralını nasıl yalnız bırakırlar. Çadırını kurup ben rahatsızlandım diye arkadaşlarını arayabiliyorsa bu olayda bir ihmal var.

Arkadaşları yanına gelinciye kadar direniyor. Türkiye Dağcılık Federasyonu, oğlumu o tırmanışta neden yalnız bıraktı. Oğlumun hiç bir hastalığı yoktu. Oğlum rahatsızlandığında önü akşam olduğu için tırmanış yapmayıp uykumu uyumuşlar. Bir dağcı arkadaşı rahatsızlandı ise uyku uyuyamaz. Benim oğlum bir koyun kaybolduğunda bir çoban düştüğünde uykusundan uyanıp sabahlara kadar o kişiyi arardı. Oğlum dağcının gecesi gündüzü olmaz derdi.

Bu olayın araştırılmasını istiyorum. Türkiye Dağcılık Federasyonunda vicdan varsa bu olayı çözsün. Suç ve kusur kimdeyse bana onu söylesinler. Oğluma müdahale eden doktorun nasıl müdahale ettiğini açıklamasını isterim. Oğluma Türkiye Dağcılık Federasyonu neden sahip çıkmadı bunun açıklanmasını istiyorum.”







Etiketler :

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI