Bugun...


Adnan Güllü

facebook-paylas
DEBBAĞLIK MESLEĞİ VE TABAKHANE (2)
Tarih: 23-07-2018 21:11:00 Güncelleme: 23-07-2018 21:11:00


 

DEBBAĞ’LIK MESLEĞİ ve TABAKHANE (2)

“Tabakhaneye b…k  mu yetiştiriyorsun?”

Bölgemizde O Dönemlerde Debbağlık Nasıl Yapılırdı?

Önce deriler toplanırdı. Deri; kesilen hayvanın derisi olduğu için kanlı, kirli olurdu. Deri önce bu kan ve kirden yıkanılır, kurtarılırdı. Temizlenebildiği kadar temizlenirdi. Temizlenen deriler su çukuruna atılırdı. Bu çukurun içine bir gün önceden söndürülmüş kireç konurdu. Kireç su çukurunun içinde bayağı yer tutardı, yetmezdi buna külde ilave edilirdi. Bu deriler havuzda 15 gün gibi kalırdı. Alınan deriler yıkanırdı. Bu zaman esnasında derinin üzerinde ki kıllar deriye olan irtibatını kaybederdi. Ayrışır kopardı. Onbeş gün sonra deriler çukurdan alınırdı, alınan deriler yıkanırdı. Ancak derinin içine işlemiş kül ve  kireç nisabeti % 5-7’nin altına düşürülmezdi.

Bu haldeyken derinin iç ve dış kısmında et ve kıl parçası kalabilirdi, bunların ortaya çıkardığı pürüzler buluna bilinirdi. Bu durumda deriler ferce adı verilen tahtalara alınır iç (elato) ve dış kısım (kavelate) yüzeyleri bir çeşit bıçaksı keskin aletle alınır, temizlenirdi. Bu alet iki taraflı olan iki elle tutulan bir aletti. Bu aletle temizlenen derinin yüzeyleri pürüzlerden temizlenmiş olurdu.

Der bundan sonra şu işleme tabi tutulurdu. Toplanan, it boku(dışkısı) ve kuş pisliği  haden (elbeşte) çukuruna atılırdı. Üstüne temiz su konur sulandırılır, cıvık bulamaca dönderilirdi. Deriler içine atılır bir gece içinde bekletilirdi.

Sabahleyin çıkartılır yeniden temiz suda yıkanırdı. Bu şekilde derinin içine işlemiş olan kireç ve kül oranı %1-2’ye çekilmiş olurdu. Fazla yıkanmazdı çünkü bu durumda derinin içine nüfuz eden kül ve kireç oranı sıfırlamış olurdu. Bu da derinin ham deri haline gelmesine sebebiyet verirdi.

Buradan alınan deriler, deri dükkânına götürülür, dükkânın içinde maşere kazanları olurdu. Kazanlar kurulur, sular ısıtılır çukura boşaltılırdı. Eğer çukurda ki deri ince davar koyun derisiyse suya sade tetiri atılırdı. Tetiri derinin ağırlığının az fazlası olurdu. Deriyi ısmarlayan eğer istemiş ise içine azda değirmende dövülmüş mazı tozu atılırdı. Ama genelde ince deriye mazı tozu atılmaz tetiri atılırdı.

Deri bu çukurda 8 saat tepelenirdi. Çukurun ortası hafif meyilli olurdu. Debbağ çukura girerdi. Ilık suda derileri tepelemeye başlar tepeledikçe deriler dönerdi. Suya giren debbağ bu tepelemeyi isterse bir gün, isterse iki gün de yapardı. Genelde iş ağır olduğu için iki günde yapardı. Birinci günde 4-5 saat iş yaparsa, deriyi tetirili suda bırakırdı. Ertesi gün iki saat daha tepelerdi. Çünkü deri tetirili suda bir gece kaldığında alacağını almış olurdu. Su içinde tetiri ile haden çukuru içinde en az beş defa çevrilerek tepelenen deri bu çukurdan alınır göstermelik bir yıkanırdı. Serilir, kurutulur sıra yağlamaya gelirdi. İç yağ bulunur, biriktirilir kendine özge kazanlara konur, altı yakılır eritilirdi. Kaynar halde ki bu yağ, altlarında, kalın yünlü deriden yapılmış olan malalar vasıtasıyla derilerin üzerine çalınır derilere bu erimiş yağ yedirilirdi. Yağlama biter deri yeniden temiz suya ıslanırdı. Suda bir gün tutulur tepelenir yumuşatılırdı.

Bundan öte deriler boyalamaya alınırdı. Boyalar toprak boyaydı. Sudan çıkarılan deri eğer siyaha boyanacaksa hemen işlemine tabi tutulurdu. Ilık suya tabii toprak boya atılır, karıştırılır altına yün bağlanmış bir mala ile boya alınır ve deriye çalınırdı. Boya tamamlanır derinin ıslaklığı gidinceye kadar kurumaya bırakılır. Kuruyan deriler rahatlıkla üst üste konurdu.  İş bittiği için satışa sunulurdu. Ancak deri kırmızı boyanacaksa az kurutulurdu. Halk arasında sincan otu adı verilen bitki toplanır kurutulur, dövülür ve suyla ıslatılarak kırmızı boya elde edilir, bu boya deride kullanılırdı. Bu deri özellikle semerciler için lazımdı. Semerciler kırmızı deri kullanırlardı. Sonuç olarak Avrupa’dan kimyasal ilaçlar gelmeden Elbistan’da debbağlık böyleydi. (Devam Edecek)

 



Bu yazı 2550 defa okunmuştur.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI