BİR ÖMÜR Kİ SIR İÇİNDE
Uğurlama çağındayım hala teyze emmi dayı
Hepsi buradan konup göçtü bir gün imiş bütün payı
Dedemlerden tütün tesbih, babamdan da demli çayı
Vasiye deyip sundular, miras şimdi onlar bana
Biraz eksik kaldı amma, kalan içsin kana kana
Ana baba altı kardeş bir ufak evde yaşardık
Hep birlikte oynar güler sanki kudurup coşardık
Kime yardım gerek ise hemen hizmete koşardık
Gözlerimiz gördü onu kurban idi canlar cana
Hayat zaten dipsiz kuyu sende dolan kana kana
Bir ömür ki sır içinde, doğan günü saysan bitmez
Yüz yaşasan sırça köşkte ölür iken zaman yetmez
Doymadığın malın mülkün sorgu günü kuruş etmez
Hasat sunsa Münker, Nekir omuzlarım yana yana
Gelip geçti ömrüm benim her yalana kana kana
Cenge çıkan azgın tayın bastığı yer inler idi
Ağızları dizgin tutmaz ama komut dinler idi
Onlar bizle tek başına düşman yüzler binler idi
Yedik işte böyle ömrü köz üstüne bana bana
İster isen sende eğlen bitmez sanıp kana kana
Bakma bugün ki halime GÜN ile AY’ı kırıştım
Daha erken dedi Berzah sonuna kadar vuruştum
Ruhum uçmak sevdasında gökte yıldıza karıştım
Yırtık pırtık abam vardı, hayrı olur belki sana
Geçiriver üzerine çıkmaz sanıp kana kana
GÖNÜL
Gölge yapıp durma gönül, ruhsuz beden teni neyler
Bu dünyanın malı mülkü hepimizi biraz eyler
Değer sinsi şeytan nefse, dost dergâhın viran eyler
Besmelesiz geçme gönül, dilin kandil sofrasında
Ab-ı hayat içme gönül, elin garip sofrasında
Sırtımda ki İpek kaftan, üryan beklerken Yaratan
Kel başıma tarak aldım, olur mutlak bir taratan
Dertlerim var şükür demi sahibi derman aratan
Ruh üflense seçme gönül, kilin kirli sofrasında
Ab-ı hayat içme gönül, elin garip sofrasında
Sanma sakın unuturum aşka bedel yaktığını
Sinemde ki derin izin damla damla aktığını
Ferini çaldığın gözle yerde göğe baktığını
Gonca gibi açma gönül, gülün gayya sofrasında
Ab-ı hayat içme gönül, elin garip sofrasında
Yâr dalına bülbül konsa, figan eder lalezarda
Kulakları delen seda, sanki olur lâl izarda
Kurur Resulün kokusu, duası biten mezarda
Hak narından kaçma gönül, külün hakkın sofrasında
Ab-ı hayat içme gönül, elin garip sofrasında
Hükmü-ü ilahi gelirse, gökte GÜN ile AY yarışır
Gecelere küskün sabah tanı öpünce barışır
MURAD(t)ımız sevgiliye bir selâ duyup karışır
Kaktüsleri biçme gönül, çölün berduş sofrasında
Ab-ı hayat içme gönül, elin garip sofrasında.
“Lalezar: Lale Bahçesi. İzar: Kefen Parçası
Cahit GÜNAY Şair-Yazar & Gönül Elçisi
