YABANCI
Gidişini gördüm ama ardından
Bakam dedim, bakamadım yabancı
Kapandı üstüme bütün kapılar
Çıkam dedim, çıkamadım yabancı
Dualarım öğrenmişken ismini
Koparıp götürmek nedir cismini
Hatırama sinmiş her bir resmini
Yakam dedim, yakamadım yabancı
Aşkın ateşini koysa özüme
Yakışır mı yâr'i kırmak sözüme
Bu halimle gülen maske yüzüme
Takam dedim, takamadım yabancı
Sensizliğe yoldaş edip
efkârı
Kim ne bilir yokta bulduğum varı
Gönlümdeki kırık dökük duvarı
Yıkam dedim, yıkamadım yabancı
Birlikte çalmışken aşkın sazını
Alamadık belli bunun hazzını
Sen gidince ben gönlümün nazını
Çekem dedim, çekilmiyor yabancı
Küstürüp lodosu, seher yelini
Viran ettin oban, yurdun elini
Vatanımdın, ben gurbetin belini
Bükem dedim, bükemedim yabancı
Dolanıp dursam da meczup biçimde
Yine de pişmanlık duymam seçimde
Yalnız, özlemini her an içimde
Sökem dedim, sökülmüyor yabancı
Gözlerinde bal eylerken haramı
Kendim ile ondan açtım aramı
Kabuğunda sen süzülen yaramı
Dikem dedim, dikilmiyor yabancı
Düşlerimi bela edip çağlara
Acısını miras koydum sağlara
Sonra da sevdamı yetim dağlara
Ekem dedim, ekilmiyor yabancı
Günay’a nikâhlı dünyanın kışı
Ölmeden yazılmış kabrimin taşı
Kirpiğimde donan o tuzlu yaşı
Dökem dedim, dökülmüyor yabancı
Cahit GÜNAY (Şair -Yazar) Gönül Elçisi
